Diyabet; yemeklerden sonra kanımızdaki şeker düzeyini dengeleyen insülin hormonunun; eksikliği ve/veya yeterince salgılanmasına rağmen, vücutta kullanılamaması sonucu oluşan kronik metabolizma bozukluğudur*.
(*Türk Sağlık Bakanlığı Halk Sağlığı Genel Müdürlüğü tanımına göre https://hsgm.saglik.gov.tr/tr/diyabet)
Yada; açlıkta yada toklukta ölçülen “kan şekeri düzeylerinin” normal yada fizyolojik değerlerin üzerinde seyretmesi halidir diyebiliriz.
Yada; vücudumuzun “kanımızdaki şeker düzeyini kontrolünü kaybetmesi” de diyebiliriz.
Yada; Yediğimiz besinlerin sindirimi sonucu oluşan ve “kana geçen şekerin kandan hücre içine giremeyip sürekli olarak kanda kalması sonucu kanda şeker miktarının yükselmesiyle” kendini gösteren ve ömür boyu süren bir hastalıktır** da diyebiliriz.

Detaylı Bilgi İçin WhatsApp İletişimi Kullanabilirsiniz. veya Aşağıdaki Risk Öğrenme Butonuna Tıklayabilirsiniz.
Diyabetin ortaya çıkmasının temel nedeni insülin hormonuyla ilgili bozukluklardır. Pankreas yeterli insülin üretemediğinde veya vücut insüline karşı direnç geliştirdiğinde kan şekeri hücre içine giremez. Hücreler enerji açlığı çekerken, şeker kanda birikmeye başlar ve diyabet tablosu oluşur.
Diyabette esas olarak hücrelerin şekeri kullanma yeteneği bozulur. Normalde insülin, şekeri hücre içine sokarak enerji üretimini sağlar. Ancak insülin eksikliği ya da etkisizliği durumunda şeker hücre içine giremez, kanda yükselir ve bu durum uzun vadede damar, sinir, böbrek ve göz hasarlarına yol açabilir.
Diyabet çoğu zaman yavaş ve sinsi şekilde gelişir. Özellikle Tip 2 diyabette yıllar boyunca kan şekeri yavaş yavaş yükselir ve hastalar uzun süre belirti hissetmeyebilir. Bu nedenle diyabet çoğu zaman rutin kan testleri sırasında tesadüfen saptanır.
Tedavi edilmeyen diyabet, zamanla kalp-damar hastalıkları, böbrek yetmezliği, görme kaybı ve sinir hasarı gibi ciddi komplikasyonlara yol açabilir. Bu nedenle erken tanı ve düzenli tedavi diyabet yönetiminde hayati öneme sahiptir.
Kan şekerinin kontrolünü sağlayan ana hormon insülindir. İnsülin, pankreasta üretilir ve yemeklerden sonra kana karışarak yükselen kan şekerinin hücre içine girmesini sağlar. İnsülin olmadan şeker hücre içine giremez ve kanda yükselmeye devam eder.
Şeker hastalığında ya insülin yeterince üretilmez ya da üretilen insülin etkili şekilde çalışmaz. Bu durumda yemeklerle alınan şeker kana geçer ancak hücre içine giremez. Hücreler şekeri enerji olarak kullanamazken, kanda şeker seviyesi giderek yükselir.
Vücudumuzda kan şekeri düzeyini kontrol eden temel hormon insülin hormonudur. İnsülin, pankreas adı verilen organımızda üretilir ve özellikle yemeklerden sonra pankreastan kana karışarak görev yapmaya başlar.
Yemeklerle alınan besinlerin içindeki şeker, ince bağırsaklardan kana geçer ve bu durum kan şekerinin yükselmesine neden olur. İnsülin hormonu, kanda yükselen bu şekeri hücrelerin içine alarak hücrelerde enerji ya da yakıt olarak kullanılmasını sağlar. Bu nedenle insülin, adeta hücrelerin kapısını açan bir anahtar görevi görür.
İnsülin hormonunun yeterince üretilememesi ya da etkili şekilde çalışamaması durumunda şeker hücre içine giremez ve kanda birikmeye başlar. Bu durum kan şekerinin yükselmesine ve zamanla şeker hastalığı (diyabet) tablosunun ortaya çıkmasına yol açar.
Daha Detaylı Bilgi İçin İletişim Sekmesine Bakınız.